“Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.” 

1998 Nobel ödüllü Portekiz yazar José Saramago’nun en bilinen kitabı olan “Körlük” hiç şüphesiz yaşadığımız çağı yansıtan en güzel distopik eserlerden biri.  1995 yılında kaleme alınan kitap Işık Ergüden tarafından dilimize çevrilmiş ve Kırmızı Kedi Yayınları tarafından ilk baskısı 2017 yılında yapılmıştır. 

Uzun uzun anlattığım 2.5 aylık Zeynep Rana ile Singapur seyahati sonrası gezi yazılarına mola vermiştim.Her bir geziyi tek tek anlatmak yerine 2.5 yaşa yaklaşırken yaptığımız tüm seyahatlerden genel olarak tecrübelerimi özet geçmek daha faydalı olur diye düşündüm

Yıllar evvel Dücane Cündioğlu okumuş dindar kadını reçel üzerinden ötekileştirmiş ve bu kadınları reçel yapamayan İslamcı kadınlar olarak tanımlamıştı.  

“Bana anlattıklarına göre”, diye konuşmaya başladı tüccar, “sen bilge biriymişsin, ama bir tüccarın yanında iş arıyormuşsun kendine. İş aradığına göre, geçim sıkıntısına düşmüş olmalısın?”

Çağımızın en kötü alışkanlıklarından biridir yapılan işi yarım bırakmak. Neleri yarım bırakmıyoruz ki?

Bir sorunla karşılaştığımızda toplum olarak ilk yaptığımız davranış, kusurun bizde olmadığını iddia etmektir.

Hatırlar mısınız gazoz kapağına kurduğunuz düşleri, sevinçleri, dostlukları? Gazoz kapağı deyip geçmeyin.

Ba-ba… Çoğu zaman bir çocuğun ağzından dökülen ilk kelimedir.  Her harfinde güven barındırır, sımsıkı sarar korur benliğinizi. Ardınızdaki görünmez dağdır, sırtınızdaki el. 

Yalnız Avrupa’nın değil dünya tarihinin yüz karası Bosna katliamı. Ne delik deşik Bosna sokakları, ne Bosna insanı ne de biz unuttuk, unutmayacağız. Komşuları tarafından bir gecede şehrin etrafı çevrilerek kurşuna dizilişin adı Srebrenica. Yardımsever (!) milletlerin

Gün geçtikçe artan mama popülaritesine, çok da geçerli bir sebebi yokken boyun eğen çoğu annenin belki de 10-15 yıl sonra duyacağı sorulardan biri de şüphesiz bu olacak.