KARPUZ KABUĞUNDAN GEMİLER YAPMAK

By in Kültür - Sanat on 12 February 2017

Daha önce yaptığı kısa filmlerle sayısız ödüle layık görülen Ahmet Uluçay’ın ilk uzun metrajlı filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak (2003). Bu yapım ona İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film, 52. San Sebastian Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü, 26. Montpellier Film Festivali’nde En İyi Film ödüllerini getirdi.

1954 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik köyünde doğan Uluçay, senaryosunu da yazdığı bu filminde kendi hayatından kesitler sunmaktadır seyirciye.

Filmin çekimi Uluçay’ın doğduğu topraklarda yapılmış ve başkahramanlar da dâhil filmde çoğunlukla o yörenin insanları yer almıştır. Uluçay, yönetmenliğinin ve senaristliğinin yanı sıra “berber” rolüyle oyuncu olarak da filme renk katmıştır.

Film köyde yaşayan ve yazlarını kasabada çıraklık yaparak geçiren iki kafadar arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Recep bir karpuz satıcısının, Mehmet ise berberin çırağıdır. Fakat onların hikayesini ilginç yapan bu iki arkadaşın sinemaya olan tutkuları ve köylerinde kendi imkanlarıyla sinema gösterimi yapmayı hayal etmeleridir. Bu uğurda tahtadan bir sinema makinesi yapmaya karar verirler. Ne var ki kimse onları ciddiye almaz çünkü ailelerinin de dediği gibi sinema ve resim gibi şeyler zenginlerin işidir.

Recep ve Mehmet karpuz kabuğundan gemilerini yapmakta, derin sularda yüzdürmekte kararlı ve bu uğurda ellerinden geleni yapmaktadırlar. Film o kadar yalın ve samimi ki seyirci neredeyse her karede onların çaresizliğini hissediyor, onlar için üzüntü duyuyor fakat yüreklerinin bir kenarında onlara olan inançlarını kaybetmiyor.

Filmde yöre halkının ağzıyla konuşulması elbette ki filmin doğallığının seyirciye daha güzel aktarılmasını sağlamış. Öte yandan aşk olgusu en saf, en temiz bir şekilde sunulmuş. Kasaba kızı Nihal’den aşkına hiçbir zaman karşılık alamayacak olsa da Recep, ölene kadar bekleyecek olsa da sevdiğini Deli Ömer asla sevdalarından şüphe duymaz ve hayallerini onlar için kurmaktan vazgeçmezler.

Filmin en güzel repliklerinden biri hiç şüphesiz “Acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenirmiş” sözüdür. Recep arkadaşı için gavur eşeği olmayı gönüllü olarak kabul etmesi ise en güzel dostluk örneklerinden birisidir.

Her ne kadar Karpuzcu Kemal “Karpuz kabuğundan gemiye binersen çabuk inersin” dese de Uluçay gerek hayatıyla gerekse de filmiyle azimli olduktan sonra başarılmayacak hiçbir hayalin olmadığını kanıtlamıştır bizlere. Filmin sonunda keşke burada bitmeseydi de Uluçay’ın tüm hayatını sinema perdesinde izleyebilseydik diye geçirdim içimden. Allah rahmet eylesin.

07.12.2019

Melike Çelik
instagram:@mlkcelik

(Visited 74 times, 1 visits today)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *