ANNE BENİ NEDEN EMZİRMEDİN?

By in Anne - Çocuk on 3 June 2017

Gün geçtikçe artan mama popülaritesine, çok da geçerli bir sebebi yokken boyun eğen çoğu annenin belki de 10-15 yıl sonra duyacağı sorulardan biri de şüphesiz bu olacak.

Vaktiyle mama takviyesi yapan anneler ya da mama ile büyüyen yetişkinlerin alınmadan ön yargısız olarak bu yazıyı okuyacaklarını ümit ederek başlayalım.
Çünkü artık tıp gelişti yeni araştırma ve deneylerle,her geçen gün yepyeni bulgularla karşımızda.

1950lerde ABD’de anne sütünün bebekleri zehirlediğine inanan doktorlar, annelerin süt kanallarını kurutucu ilaçlar vermekteyken, 21.yılın başlarında ise anne sütünün içerdiği vitamin,mineral ve aminoasitlerin büyüleyici bileşimi ve gözlemlenen sonuçları artık doktorları “6 aya kadar mutlaka ve sadece anne sütü” söylemine itmeye başladı.

Hatta emzirme uzmanları en az 2 yaşına , hatta çocuk memeden ayrılmak isteyinceye kadar devam edilmesini ısrarla vurgulamaya başladılar. (Burada anne sütü ile emzirmenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayalım. )

PEKİ NEDEN EMZİRMELİYİZ?
Unicef’e göre doğumdan hemen sonra anne bebeği ile buluşmalı,ten tene temas sağlanmalı ve en geç yarım saat içinde emzirilmeye başlanmalı. Güvenli bağlanmaya da ileriki dönemlerde etki edecek bu etken kesinlikle göz ardı edilmemeli.

Aslına bakarsanız 6 ay sadece emzirmenin faydaları saymakla bitmiyor.

Emzirilen bebekler bebekler ve emzirilmeyen bebeklerin ölüm oranları kıyaslandığında, emzirilen bebekler 4-6 kat daha şanslı. Dünya Sağlık Örgütüne göre emziren kadın oranları daha yüksek olsaydı yılda 1.5 milyon bebeğin hayatı kurtulacaktı.

Araştırmalara göre sık emzirilen bebekler astım,alerji, çocuk diyabeti gibi hastalıklara karşı daha dirençli ve ilerleyen dönemlerde kansere yakalanma oranları daha düşük. Anne sütünden yeterli miktarda demir geçeceği için nadir olarak kansızlık yaşıyorlar,pişik, karın ağrısı ve kabızlık yaşama oranları ise seyrek görülüyor.

Aylara göre emzirmenin faydaları şu şekilde özetleyebiliriz;
Doğum; Kolostrum(ilk süt) bağışıklığı sağlar ve sindirim sistemini korur.
6.Hafta anne sütündeki antikor yoğunluğu en yüksek seviyededir.
3.Ay Anne sütü gelecek dönüm noktaları için kasları geliştirecek kalorilerle doludur
6.Ay beyin gelişimi için gerekli omega asitleri en üst seviyededir.
12 Ay ve üzeri ,beyin ve kas gelişimi için gereken omega asitleri ve kalori yüksek seviyededir.

Hipokrat’a göre tüm hastalıklar bağırsakta başlar.

Steril bir 9 Aydan sonra Doğum kanalından geçerek ilk defa bakterilerle tanışan bebeğiniz emzirme ile bağışıklık sistemini sağlamlaştırır.Mama içerikleri reklamlarda her ne kadar anne sütüne eş değermiş gibi sunulsa da gerçek aslında şu şekildedir.

İşte HAZIR MAMA ile ANNE SÜTÜNÜN içeriklerinin kıyaslandığı bir tablo:

IMG_8019

Emzirmenin anneye faydalarını da belirtmeden olmaz;
Anneyi doğum sonrası psikolojik olarak rahatlatacak oksitosin hormonu salgılar. Böylelikle rahatlayan annenin bebeği terk etme ya da hırpalama olasılığı düşerken bebeği daha az ağlar ve aralarındaki sevgi bağı güçlenir. Ayrıca emzirmenin anneyi idrar yolu enfeksiyonu,meme ve yumurtalık kanseri riskinden koruduğu yeni araştırmaların bir sonucu.

21. Yüzyıldaki tüm bu gelişmelerden habersiz milyonlarca anne ise formül mamaların albenili reklamları ve toplumda hızla kabul görmesi ile emzirirken bir yandan kendisini yetersiz hissetmeye başladı. Bazıları ise emzirmeden direk mamaya başlamaya karar verdi. Mama reklamları anne sütünü güya destekleme(!) adı altında mili litre usulü bebeğin günlük tüketiminin hesabını tutturuyorlardı. Böyle bir hesabın gerekli olmadığından,aslolanın sürekli emzirmek olduğundan habersiz bir çok anne de kendisini eksik hissetti ve bizim toplumumuza has bebeğin etli butlu olanının makbul olduğu algısı ile anneler takviye olarak gördükleri bu hazır mamalara koşarak annelik vicdanlarını tatmin etmeye çalıştılar.Sonra biberonla takviye alan bebekler de kolayca ulaşabildikleri gıdaya alışıp efor sarf etmeleri gereken memeyi reddetmeye başladılar.Bebek memeden uzaklaştıkça annenin pasifleşen süt kanalları kapandı ve bir süre sonra bebeği tamamen memeden uzaklaştıran süreç başarıyla tamamlandı.

Bu yazılanlar size abartı gibi gelebilir ama Unicef’in araştırmasına göre Türkiye’de ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı sadece %1.3. İşte bu trajik rakam tüm bu gerçekleri yeni annelere kararlılıkla duyurmamız için geçerli bir sebep.

Mama firmalarının hegemonyasına “göz yummayan” doktorlar da var tabi ki. Emzirme dostu bu doktorların ısrarla vurguladığı noktaları soru cevap şeklinde açıklayalım.

1-HER YENİ DOĞAN BEBEK EMME REFLEKSİ İLE Mİ DOĞAR?
Evet her bebek emme refleksi ile doğar fakat kimisi ilk anda emmeye başlarken, kimisini memeye alıştırmak günler haftalar sürebilir.Doğru açıyı bulmak için doğru teknikleri bilen bir doktor ya da uzmandan yardım alabilirsiniz. Bu süreçte doymadığını düşünüp telaşlanmak, hemşirelerin mama verelim tavsiyesine uymak yersizdir.

Bebek uzun süre memeyi tutmazsa manuel ya da elektrikli pompa ile sağılan süt kaşık ya da fincan ya da enjektor yardımıyla bebeğe içirilebilir.En güzeli emzirme pozisyonunda içirmeyi sağlamaktır.Bu süreç memeden uzaklaşmasına sebep olmaz.Halihazırda yeni doğan bir bebeğin midesi şu kadardır – ki zaten doğum sonrası ilk saatler anne karnından aldığı besinle bebek bir müddet idare edebilir.

C1238258-401F-4F5A-82D8-2EE1B727EB1B-1074-000000BBBC92301A
Bu konuda iyice tatmin olmak isterseniz Yeni doğan bebeğin mektubu isimli temsili hikayeyi şuradan okuyabilirsiniz:
http://www.lllturkiye.org/2016/04/yenidogann-mektubu.html

2-ANNE SÜTÜ GELMİYORSA BEBEK FORMÜL MAMA İLE DEVAM EDEBİLİR Mİ?
Anne travmatik bir doğum süreci atlatmış ve uzun süre bebeğini emzirecek durumda değilse, ya da bebek emmeye imkan vermeyen sağlık sorunları yaşıyorsa anne sağım yaparak bebeği besleyebilir ya da sut anne bulabilir eğer tüm bunlar mümkün değilse formül mama kullanımı emzirme dostu bir doktor denetiminde makul olabilir. Ama sezaryen doğumlar da dahil üzerinde durulduğu müddetçe emzirme imkanı her zaman vardır. Bu konuda en güzel örnek birçok anneye rehber olmuş Dr.Tomris Cesuroğlu’nun ikiz bebekleriyle bizzat deneyimlendiği emzirme kampı.
Yazı dizisine gelen yorumlardan anlaşılacağı üzere bir çok anne artık olmaz denilen noktada gayret etmiş ve başarmış, siz niye başaramayasınız?

(Emzirme notları için bkz https://bebekyapimbakimonarim.blogspot.co.uk/2013/02/tomrisin-emzirme-notlar-3-peki-sutu.html )
Özetle: Sütünüzün yetmediğini ya da az geldiğinizi düşünüyorsanız 3 gün boyunca size destek olacak biriyle eve kapanıp ten tene temasla sadece bebeğinizi emzirmelisiniz. Saat hesabı yapmadan bebeğinizin uyuduğu vakitlerde uyuyarak ve düzenli beslenerek sürekli emzirdiğinizde kanallarınız açılacak ve sütünüzün ne kadar arttığına bizzat şahit olacaksınız.
Eğer mastit ve süt kabarcığı sorunuyla karşı karşıyaysanız şu linkten çözüme yönelik bilgi alabilirsiniz
(http://www.lllturkiye.org/2016/01/meme-ucunda-olusan-sut-kabarcg-icin.html)

3- CANIM BİR ŞEYE SIKILIRSA SÜTÜM KESİLİR Mİ?
Uzmanlara göre tramvatik bir olay yaşamadıkça annenin aniden sütünün kesilmesi çok düşük bir ihtimal ,yoğun bir stres ise sadece sütün inmesini sağlayan oksitosini geçici olarak baskılayabilir.

Sütün kesilmesi ise annenin uzun süre yetersiz beslenmeye maruz kalması ya da emzirme sıklığını azaltması ile doğru orantılıdır. Mesela memelerinin şeklinin bozulacağından endişe edip emzirmeyi azaltarak biberona ağırlık vermek bir süre sonra sütün kesilmesine bir sebep olabilir.Ama “Canımı sıktınız sütüm sizin yüzünüzden kesildi” gibi rasyonel olmayan varsayımlar araştırmalara göre geçerli bir bahane değil.

4-SIK EMZİRİYORUM AMA YETMİYOR SANIRIM,MAMA DA VEREBİLİR MİYİM?
Sık emziren,yeterli beslenen ve bir annenin bebeğinin kilo alımı kritik derecede ortalamanın altında değilse mama takviyesine zaten gerek yoktur ama dehidrasyon ve gelişim geriliği gibi tıbbi sebeplere bağlı olarak bir kaç farklı doktorun fikri alınıp verilebilir. Ama Türkiye standartlarında kilolu bebek görme talebi ile doğan bu düşünce, anneleri bu soruya sıklıkla iter. Bebeğine mama vermeye karar veren anneler biberona alıştırdıkça, kolayca gıda alan bir bebek memeden emmek ile zoru seçmek yerine hazır ve kolay olanı tercih eder. Bebeğin emme sıklığı azaldıkça annenin süt kanalları yeterli süt üretmemeye başlar ve gitgide süt üretimi azalır.

Unutmayın “Anne sütü üretimi arz talep meseledir.”

O yüzden biberona hiç alıştırmamak, sağmak gereken durumlarda da sağdıktan sonra kaşık,fincan ya da enjektörle beslemek en güzelidir.

5-EMZİK VERMELİ MİYİM?
Birçok emzirme uzmanına göre emzik, bebeğin memeden emme refleksini olumsuz yönde etkiler. Memeyi emiş biçimini ve diş yapısını da bozma ihtimali yüksektir. Ayrıca tokluk hissi veren CCK( Kolesistokinin) hormonu bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu hormon, emme hareketine bağlı olarak bir süre sonra bebeklere tokluk hissi verir, böylece iyice meme emdikten sonra rahatlayıp uyuyabilirler. Sistem emzirilen bebekler için mükemmel işler, ancak emzik emince de bu hormon salgılanır. Midesine hiçbir şey gitmediği halde tok hisseder ve annesini daha az emer. Emzik bir süre sonra memenin yerini alabilir ve bebek annesini değil emziği emmeyi tercih edebilir. Emzik üzerinde durulması gereken ciddi bir konudur.

6-İLK AYLARDA BEBEKLER SUSARSA SU VERMEMİZ GEREKİR Mİ?
Birçok araştırma ilk 6 ay (Hatta bazı doktorlara göre 8 ay) sadece anne sütünün bebeğin su ihtiyacı dahil tüm ihtiyaçlarını karşıladığını savunur. Dolayısı ile bebeğinize su, inek ya da keçi sütü ya da bitki çayı dahil hiçbirşey vermemelisiniz. Çevrenizde “Ben 40 günlükken tarhanaya başladım gayet de güzel yedi” diyecek yurdum teyzeleri illa ki olacaktır. İleride böbrek,mide ya da karaciğerde yaşanabilecek sağlık sorunlarını göz önünde bulundurarak tüm bunlara kulak tıkamak bebeğiniz ve sizin için en doğrusu olacaktır.

7-BEBEĞİMİN ALERJİSİ ÇIKTI MAMAYA BAŞLAMAK DAHA SAĞLIKLI MI OLUR?
Annenin yedikleri ile doğru orantılı olarak alerjisi ortaya çıkan bebekler annenin yapacağı diyetle emmeye devam edebilirler. Tabi doktor kontrolünde olmasını özellikle vurgulamak gerekiyor. Çok çok nadir de rastlansa anne sütüne alerjisi olan bebekler çıkabilir.
Ama anne sütündeki laktoz yükü bebeği rahatsız ediyorsa, ön süt son süt dengesizliği giderilerek emzirmenin devamı sağlanabilir. Laktoz intoleransı olduğu için emzirmekten vazgeçilmemelidir.
Detaylı bilgi için
http://www.lllturkiye.org/2015/10/bebegimde-laktoz-intolerans-m-var.html

8-SÜT ARTTIRAN YİYECEKLER NELERDİR?
Bilimsel olarak süt arttıran yiyecek diye birşey yoktur. Annenin severek yediği yiyecekler olumlu ve zinde hissettirebilir fakat sütü arttıran en önemli unsur daha önce bahsettiğimiz gibi sık sık emzirmek ve öğünlere dikkat ederek beslenmektir. Bazen bir öğün ya da iki öğün müsli-süt ya da peynir-zeytin-ekmek gibi sıradan atıştırmalıklar bile anneyi doyurduğu müddetçe annenin halsiz düşmesini engeller, emzirerek boşalan depolarını doldurur.

İlla ki süt arttırıcı bir tarif isterseniz şöyle buyurun;

D0D36C70-D622-4104-8925-56C4D9006515-1074-000000BBC40ABC92

9-YEDİKLERİM BEBEĞİMİ DİREK ETKİLER Mİ?
Alkol, Sigara gibi maddeler hariç annenin beslenmesinin süte doğrudan zararı yoktur ama yediklerimiz moleküler düzeyde süte geçer bu nokta da unutulmamalıdır.. Annenin bol su içmesi ve düzenli beslenmesi yeterlidir.
Şu linki okumakta fayda var:
http://www.lllturkiye.org/2015/10/sigara-icen-anneler-bebeklerini.html

10- DOĞRU EMZİRME POZİSYONLARI NELERDİR?
Bebeğiniz çok uğraştığınız halde memeyi tutmuyorsa sabırla onun için en uygun olan pozisyonu bulabilirsiniz.Bu konuda en kapsamlı anlatım için şu linki inceleyin;
http://www.lllturkiye.org/2011/07/emzirme-pozisyonlar.html

11-MEMENİN KÜÇÜKLÜĞÜ,BÜYÜKLÜĞÜ, YUMUŞAKLIĞI,SERTLİĞİ YETERLİ SÜT ÜRETİMİNİN GÖSTERGESİ MİDİR?
Süt üretimi bunların hiçbiri ile ilgili değildir. Doğum sonrası ilk günler hissedilen şişkinlik ve doluluk hissi ise damarlardaki genişleme ile ilgilidir. Bir süre sonra vücut süt üretimine adapte olmaya başlar.Memeler yumuşamaya başlayabilir. Bu süreçte anneler sütüm azaldı diye kesinlikle düşünmemelidir.Memelerin dolmasını beklemeden sabırla sık sık emziren anneye vücut daha hızlı süt üretir ve anne de bebek de seri üretimle gelen bol sütten payına düşeni fazlasıyla alır.O yüzden saat hesabı yaparak emzirmek, belli bir süre emzirip tekrar dolmasını beklemek yersizdir.Anneye düşen bebeğini koşulsuzca emzirmektir.
Çevrenizde ısrarla ara vererek emzirmenizi tavsiye edenler varsa onlara şu makaleyi okutun;
http://www.lllturkiye.org/2016/01/tehlikeli-oyun-beslenme-aralg-taknts.html

12-BEBEK SIK UYANIYORSA DOYMADIĞININ GÖSTERGESİ MİDİR?
Bebeklerin 2-3 saatte bir uyanması normaldir hatta ayına ve daha birçok faktöre bağlı olarak daha sık uyanabilir. Annenin göğsünde kokusu ile uyuyan bebeğin yatağına yatınca uyanması bulunduğu ortamdaki rahatını bozmak istemeyişinden yani tanıyıp bildiği tek insan olan annesinden ayrılmak istemeyişinden kaynaklıdır.

13-SAĞILAN SÜTÜN AZ YA DA ÇOK OLMASI YETERİNCE SÜT ÜRETİLEMEDİĞİNİ GÖSTERİR Mİ?
Emzirmek ve süt sağmak şaşırtıcı bir biçimde birbiriyle alakasızdır. Bebeğin memeyi çekiş biçimi ile pompaların çekiş biçimi birbirinden çok farklıdır. Bazı pompalar göğüsten doğru bir şekilde süt çekemeyebilir.Eskimiş valfler de iyi süt çekememenin diğer bir sebebi olabilir.Hastane tipi kiralanabilir pompalar ile iyi sonuç alabilirsiniz.
Unutmadan, memelerin pompaya alışmak için zamana ihtiyacı vardır. Sağınca çıkan süt, vücudun ürettiği süt miktarını göstermez, pompaya çıkan miktarı gösterir. Bu özellikle çalışan anneler için önemli bir ayrıntıdır.Moralinizi bozmayın,sık sağım yapmanız sütü arttırabilir.

14-NE OLURSA SÜT ÜRETİMİ YETERSİZ DİYEBİLİRİZ?NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Bu konuda iki madde çok önemlidir:

-Bezler
Doğum sonrası ilk günler (2-5 günler arası) 6 çişli bez ve 3 demir para büyüklüğünde kaka görülmesi beklenir.İlk 2-3 gün çişli bez az olabilir. Zamanla artar.Ilk 4-6 hafta 3 bozuk para kadar kaka ve 5-6 çişli bez beklenir. Bazı bebeklerin 4. haftadan sonra kaka yapmaları azalabilir bunun süt üretiminin az olması ile ilgisi yoktur. Genel olarak çişli bez sayıları bize bebeğin yeterince emdiğine dair bilgi verebilir.

-Kilo alımı
Bebekler doğumdan sonra şişkinliklerini atıp kilo verirler. Tekrar doğum kilosuna ulaşmaları 2-3 haftayı bulabilir. Daha sonra her hafta 150-200 gram almaya devam ederler.Sık sık emzirmenin bu kilo alımına faydası büyüktür. Eğer bebeğiniz doğum kilosunun %10undan fazlasını kaybetmeye başlamışsa dikkatli olunması gerekir.Diğer türlü telaşlanmaya gerek yoktur.

Şu makaleyi detaylı incelemek sizi rahatlatabilir;
http://www.lllturkiye.org/2015/09/anne-sutuyle-beslenen-tum-bebekler.html

15-BEBEĞİN KİLO ALIMINDA GERÇEKTEN SORUN VARSA NE YAPMALI?
-Bu durumda direk mama tavsiye edecek insanlardan ziyade emzirme konusunda bilgili insanlarla görüşmeniz gerekir. Emzirme konusunda destek olacak,süt arttıracak doğru metotları bulmanız konusunda size destek olacak kişileri bulmalısınız. Bu kişi emzirme uzmanı olamazsa eğer, sizin araştırmalarınız ışığında yönlendirmelerinizle destek olacak biri (eşiniz,anneniz,arkadaşınız ya da kardeşiniz vs)olabilir. Yemeğinizi hazırlayıp, duş almanıza imkan verecek sizi seven,stresten uzak bir şekilde uzun uzun emzirmenize imkan verecek birinin yanınızda olması çözüme ulaşmak için başlı başına çok önemli bir adımdır.

-Bebeğiniz memeyi bırakana dek (En az 10dk sonra)aynı memeden emzirin ve sonra taraf değiştirin ki bebeğiniz toplamda daha çok yağlı ve doyurucu sütü alabilsin.
-Ilık bir duş, emzirme sonrası göğüs kanallarınıza yapacağınız masaj, yağlı süt üretimine katkıda bulunacaktır.
-Dilbağı konusu bebeğin emmesini etkileyen bir faktördür.Bu konuyu mutlaka araştırın ve doktorunuzla görüşün.
-Hala işlerin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız Tiroid seviyenizi ölçtürün, bazı anneler tiroid sorunundan dolayı yeterli süt üretemeyebilirler.
-Herkeste aynı etkiyi yapmasa da süt yetersizliğine yol açabilecek tıbbi nedenler de olabilir bazı göğüs ameliyatları, diyabet, hormon dengesizliği, polikistik ovarian sendromu, hipoplazi…
-Bunların haricinde bir sorun olduğunu düşünüyorsanız emzirmenizin detaylıca incelenmesi için bir emzirme uzmanından yardımı alabilirsiniz.

16-HER ŞEY GAYET GÜZEL GİDERKEN BEBEĞİM EMMEYİ REDDETMEYE BAŞLADI SEBEBİ NE OLABİLİR?
Durup dururken memeyi reddeden bir bebeğe sahip olan ilk anne siz değilsiniz.Bunun bir çok sebebi olabilir.Yapmanız gereken sadece sebeplerini araştırıp anlayabilmek.

Mesela;

Fiziksel sebepler:
●İdrar yolu enfeksiyonu
● Kulak enfeksiyonu, soğuk algınlığı,burun tıkanıklığı ve çeşitli hastalıklar
● Reflü
● Tazyikli akım ile birlikte fazla (ihtiyaç fazlası) süt
● Annenin tükettiği bir gıdaya ya da aldığı ilaca karşı hassasiyet ya da alerji
● Medikal bir müdahale, iğne ya da yaralanmadan kaynaklanan acı
● Pamukçuk, diş çıkarma ya da ağız içi yaradan kaynaklı acı
● Dedorant, losyon (krem), ya da çamaşır deterjanı gibi ürünlere (kokularına) tepki

Çevresel sebepler:
● Stres, kızgınlık veya aşırı uyarılma
● Saatli emzirme, bir programa bağlı kalınarak emzirme
● Bebeğin uzun süre ağlayarak bırakılması
● Rutinde değişiklik seyahat, annenin işe dönmesi, ev taşıma gibi
● Emzirme sırasında bağırılmış olması
● Bebek ısırdığında aşırı tepki verilmiş olması
● Beklenmedik uzun ayrılıklar (Bu bizzat deneyimlediğimiz bir durumdu)

Peki sorun bunlardan biri ya da birkaçı ise ne yapmalı?

Ten tene temas halinde çok aç ve stresli olmadığı zamanlarda emzirmeyi deneyin. Ayağa kalkıp kucağınızda bebeğinizle ritmik hareketler ve şarkılarla bebeği rahatlatmak, emzirme şekillerini değiştirmek faydalı olacaktır. Asla vazgeçmeyin,iç güdülerinizi dinleyerek doğru pozisyonu bulabilirseniz eğer yeniden emzirmeye başlayacaksınız.

Daha detaylı bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız tıklayın
http://www.lllturkiye.org/2016/12/emen-bebeginiz-memeyi-ret-mi-ediyor.html

Size bedelsiz verilen bu mükemmel sistemi kullanmak yerine mamaya başvurmak, gökten altın yağarken toplamak yerine, mağazadan gidip gümüş satın almaya benzer.
O yüzden sadece annelere verilen bu muhteşem özelliğin sonuna kadar kullanılması adına sabır ve kararlılıkla yolunuza devam edin. Yıllar sonra bu kararlılığınızın meyvelerini çocuğunuzla birlikte yiyeceksiniz.Aranızdaki sevgi bağı güçlenecek ve evladınız sabır ve gayretle onu emzirmeye devam ettiğiniz için size minnettar kalacak.

Lütfen bu bilgilerin olabildiğince fazla anne ile buluşmasını sağlayalım.

Ve unutmayalım;

13B0FF99-C7DF-46EE-8C1F-643EABF1B3E9-1074-000000BBCD7B7FAD

Kaynaklar:
http://www.lllturkiye.org
“How do you treat a milk blister? “Kelly Bonyata, BS, IBCLC
“Baby explains Normal Newborn Behavior” Diana Cassar-Uhl, LLL Leader, IBCLC,
” The Dangerous Game of the Feeding Interval Obsession” Emma Pickett, IBCLC
“Low Milk Supply 101 ” Emma Pickett
“Should All Breastfed Babies Have Above Average Weight Gains?”Nancy Mohrbacher, IBCLC, FILCA
“Mahallenin En Mutlu Bebeği” Harvey Karp
https://www.unicef.org/turkey
https:/bebekyapimbakimonarim.blogspot.co.uk

Desteklerinden dolayı LLL Türkiye sayfası ve Facebook “Emzirme Sanatı” grubu yöneticilerine;
Özellikle Burcu Teke’ye teşekkürlerimle…

 

Eda Yücel Haltaş

(Visited 8,166 times, 1 visits today)

One thought on “ANNE BENİ NEDEN EMZİRMEDİN?

  1. 1

    Çok güzel ve kapsamlı bir yazı olmuş, ellerine sağlık canım

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *