PEYGAMBERLERİN BABA OLARAK İMTİHANLARI

By in Din - Mitoloji on 23 July 2017

Ba-ba… Çoğu zaman bir çocuğun ağzından dökülen ilk kelimedir.  Her harfinde güven barındırır, sımsıkı sarar korur benliğinizi. Ardınızdaki görünmez dağdır, sırtınızdaki el. 

Bu el her başarınızda sıvazlar sırtınızı, başarısızlığınızda ise tutup kaldırır sanki. Her zaman bir anne kadar yakın değildir babanız size ama bilirsiniz onun varlığı güç verir.x

Hz. Adem (a.s)’dan bu yana her insanın vardır babası, Hz. İsa (as) müstesna. Öyle ki, bu hayat yolculuğunda babalar rehber olur evlâtlarına. Yalnız genlerini değil, kültürel bilgi birikimlerini de aktarır çocuklarına. Ama bazen babalarının da gücü yetmez evlâtlarını kötülüklerden koruyup kollamaya. Her babanın sınavı da farklıdır bu sebeple.

Kuran’ı Kerim, soyu birbirinin devamı olan dört kutlu peygamberden bahseder. “İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem’in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail (Ya’kub)’in soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir…. (Meryem Suresi 19/58) (Secde ayeti olduğu için meâlini eksik yazdım.) Bu kutlu dört nebi de evlatları ile farklı imtihan yaşamışlardı.

Yaratılmış ilk insan; ilk kul, ilk peygamber ve ilk baba: Hz. Adem (a.s). Bütün insanoğlunun ilk atası, aynı zaman da evladıyla sınanan ilk insan. “Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükâfat ise Allah’ın yanındadır.” (Tegâbün Suresi 64/15) ayetine mazhar ilk baba. Canının iki parçası Habil ile Kabil’den biri zalim, diğeri mazlum olurken; iyilik ve kötülüğün genetik ya da kültürel aktarılmadığının ilk kanıtı. İyilik ve kötülük, her ikisi de insanın içinde ve insan dilediğini kullanıp yolunu çizmekte özgür aslında. Hz. Adem (a.s) dahi evladını kötülük yapmasından alıkoyamamıştı.

Tufandan sonra insanoğlu, Hz Nuh (a.s)’ın oğullarından türemişti. Bu sebeple Hz. Nuh, ikinci Adem olarak bilinir. Onun da kaderinde, Hz. Adem gibi çocuklarından birini (Yam’ı diğer adıyla Kenan’ı) yanlıştan döndürememek vardı. Diğer üç oğlu gemiye binerken Kenan küfürden vazgeçmedi ve dağa sığınmayı evla gördü. Onun da sonu helak olmaktı.

Hz İbrahim (a.s)’ın kaderinde de ihtiyarlığında evlat sahibi olma mucizesi vardı. Hz. İbrahim Allah’tan salih bir evlat istemiş ve “Rabbim, bana salihlerden armağan et” diye dua etmişti. Çok zaman sonra, Rabbim ona peygamberlik makamına layık iki evlat verdi. Hz. İbrahim ellerini açtı ve “Hamd Allah’a aittir. O bana ihtiyarlığa rağmen İsmail ve İshak’ı armağan etti. Şüphesiz Rabbim gerçekten duayı işitendir.” dedi. Bundan sonra Peygamber Efendimiz dışında tüm peygamberler Hz. İshak’ın soyundan gelecek, Efendimiz ise Hz. İsmail’in soyundan gelecekti. Hz. İbrahim’in babalık sınavı evlat hasreti çekmekti. O ne güzel bir insandı ki yıllar süren hasretine rağmen emanetinin sahibini unutmadı. Rabbi istedi diye oğlunu kurban etmeye razı oldu. Ne güzel bir teslimiyet ve şükür namzetidir O.

Hz. Yakup (a.s)’un bahtına ise, gözünün nuru en sevdiği oğlu Hz. Yusuf (a.s)’ın ölüm haberi ile bir ömür gözyaşı dökmek düştü. Onun babalık sınavı da oğul hasretiyle yanmak, bu yangınla gözlerinden olmaktı. On bir erkek kardeşinin hasedinin kuyuya düşürdüğü Hz. Yusuf (a.s)’ın yolu önce zindana oradan da hükümdarlığa uzanırken, Hz. Yakub (a.s) sabırla tuttu yasını. Onun babalığı, ne Yusuf’un acısını unutturdu ona ne de diğer oğullarına kızıp gönül koydurabildi.

Geçmişte yaşanmış her bir hadise birer kılavuz bize. Günümüzde de yaşanmıyor mu benzerleri? Kimi evladıyla imtihan olurken kimi de evlat hasretiyle sınanıyor. Evladı hata yaptığında babaya düşen ise, çocuğunun her hatasını sineye çekip onu şımartmak değil elbette. Evlatlarımıza her zaman en doğruyu ve en güzeli gösterebilmek, yaşatabilmek temennisi ile… Rabbim kimseyi evladı ile imtihan etmesin.

Melike Çelik
instagram: @mlkalp

(Bu yazı ilk olarak 15.07.2017 tarihinde Kayseri Hakimiyet Gazetesinde yayınlanmıştır.)

(Visited 576 times, 1 visits today)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *