YARIM BIRAKTIĞIN KADAR EKSİKSİN

By in Hayat on 20 September 2017

Çağımızın en kötü alışkanlıklarından biridir yapılan işi yarım bırakmak. Neleri yarım bırakmıyoruz ki? Okuduğumuz kitabı, izlediğimiz filmi, eğitimimizi, hobilerimizi, sevdalarımızı… Oysa her yarım bıraktığımızda katlanıyor yılgınlığımız. Her yarım işte artıyor maymun iştahlılığımız.Gün geliyor, yarım bırakmak hiç başlamamaktan daha çok kanatıyor içimizi. Hiç başlamamış olmak, ya yeterince istemediğimizi ya da gerçekten olanaklarımızın izin vermediğini gösteriyor. Hâlbuki yarım bıraktıklarımızda neler yok ki? Hayallerimiz, emeklerimiz ve tamamlayabilme gücümüz varken yapmadığımız için sonradan duyduğumuz pişmanlıklarımız…

Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır derler ya; oysa bitirilmeyen yarımlar tek başlarına bir anlam ifade etmezler. Sizin değer vermeyip yarım bıraktıklarınız neden başkalarının gözünde kıymet bulsun ki? Yarım bırakmak, insanın herkesten önce ilk kendisine ihanetidir çünkü insan her yarım bıraktığında kendisini eksiltir. Bu eksiklikte, hem bir işi bitirmenin hazzının hem de kendisini geliştirebilme fırsatlarının yitirilişi vardır.

1508’de Papa II. Julius, Vatikan’da bulunan Sistine Şapeli’nin tavanlarının resmedilmesi için o dönemin ünlü heykeltıraşlarından Michelangelo’yu ikna eder. Michelangelo tam dört yıl (1508-1512) tavana kendisini bağlayarak tek başına bu muazzam sanat eserini meydana getirir.  Beş yüzden daha fazla senedir, Sistine Şapeli’ne gelen ziyaretçiler tavana bakmaktan boyun ağrıları yaşarken tavandaki fresklerin insan eliyle yapılmış olmasına hayretler içinde kalırlar. Michelangelo dört yıl boyunca yaşadığı hem fiziksel hem de psikolojik zorluklar nedeniyle eserini yarım bırakmış olsaydı, bugün sanat tarihinin en görkemli ve ihtişamlı yapıtlarından birinin sahibi sayılamazdı. Michelangelo geceleri çalışabilmek için başına, üzerinde mumların yanabileceği bir taç takar ve metrelerce yüksekte, başında mumlar erirken yer çekimine meydan okuyarak resim yapar. Hiçbir başarı tesadüf değildir.

Thomas Edison,  “Eğer hepimiz, yapabileceğimiz her şeyi yapsaydık, şaşkınlıktan kendi aklımızı başımızdan alırdık.” der. Aslında başarılı olmak için bütün güç içimizdedir; yeter ki sabırla, sebatla işi tamamlayabilelim.

Bin bir hevesle başladığımız işlerimiz neden sonunda külfet olarak gelir nefsimize de bırakırı tam orta yerinde? Bunun üç sebebi olabilir. Birincisi,  yapılan işin belli bir noktadan sonra insanı tatmin etmemesi ya da iş tamamlandığında yeterince ihtiyaçları karşılamayacağı düşüncesi. İkincisi, başarısızlık kaygısı yaşanması. Üçüncüsü ise, mükemmeliyetçilik.

İlk sebebe takılmamak için, insanın bir işe başlamadan önce enine boyuna analiz etmesi, süreç içerisindeki zorlukları ve sonucunda elde edeceği başarıdan sağlayacağı faydayı tayin etmesi gerekir. Bu şekilde yola çıkan insanın yarı yolda kalma ihtimali çok daha azdır. Süreç içerisinde yaşanılan zorluklar yüzünden çoğu zaman insanlar bu işi yapmalarına değip değmeyeceğini sorgularlar fakat yola çıktıktan sonra Yunus gibi olmak gerekir. Yunus Emre yıllarca dergâha odun taşımış ama nedenini sorgulamak yerine işini daha iyi nasıl yapacağı üzerine yol almıştır ve sabrın sonunda kazanan Yunus olmuştur.

İkinci sebebe takılmamak için ise Michelangelo gibi çok çalışmak gerekir. Üçüncüsü ise, aşılması en zor olanıdır. Mükemmeliyetçi insanlar, bir işin en iyisini yapmak kaygısıyla ya hiç yola çıkamazlar ya da yola çıksalar da çoğu zaman tamamlayamazlar. Oysa insan aşama aşama geliştirir kendisini. Vasat olanı yapmadan en iyisine ulaşılamaz.

Yarım bırakılan işler yalnız o zamanı değil, ileride yaşanacak zamanları da zehirler çünkü her yarım bırakılan iş bir alışkanlığa dönüşür. Alışkanlıklar ise insanın karakteri olur zamanla. Hayatta çeşitli sebeplerden dolayı her işi yarım bırakan ve sonunda başarısızlığın kölesi olan insan olmak da vardır, emek ve sabır vererek sonunda Michelangelo gibi olmak da.

“Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir.”  der Thomas Edison. Bunu da hesaba katmak gerek işlerimizi yarım bırakmadan evvel.

Melike Çelik
instagram:@mlkcelik

 

(Bu yazı ilk olarak 12.08.2017 tarihinde Kayseri Hakimiyet Gazetesinde yayınlanmıştır.)

(Visited 187 times, 1 visits today)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *